Mardin, Mezopotamya ovasına bakan bir tepenin yamacına kurulmuş, sarı taştan evleriyle bilinen bir şehir. Sokakları dik ve dar olduğu için yürüyerek gezilir; rahat ayakkabı şart.
1. gün: Mardin eski şehir
Güne Cumhuriyet Caddesi'nde başla ve ara sokaklara dal. Zinciriye Medresesi'nin avlusundan ovaya bakan manzara şehrin en güzel noktalarından biri. Ulu Cami'nin yivli minaresi ve Mardin Müzesi'nin binası da görülmeye değer.
Öğleden sonra şehrin dışındaki Kasımiye Medresesi'ne git; avlusundaki su kanalı ve kemerler etkileyicidir. Günü Deyrulzafaran Manastırı ile bitir; Süryani Ortodoks geleneğinin en önemli manastırlarından biri.
2. gün: Midyat ve çevresi
Midyat, Mardin'e yaklaşık bir saat. Telkari (gümüş işçiliği) atölyeleri, taş konaklar ve kiliseler eski şehrin dokusunu oluşturur. Yakındaki Mor Gabriel Manastırı dünyanın hâlâ kullanılan en eski manastırlarından biri olarak bilinir.
Dönüş yolunda Dara antik kentine uğrayabilirsin: kayaya oyulmuş mezarlar ve yeraltı sarnıçları.
Ne yenir?
Kaburga dolması, içli köfte, sembusek ve kitel bölgenin bilinen lezzetleri. Kahve olarak acı ve koyu mırra, tatlı olarak badem şekeri.
Bilmen gerekenler
- İlkbahar ve sonbahar en rahat dönem; yazın sıcaklar çok yüksek olur.
- Manastır ve kiliselerde omuz ve dizlerin kapalı olsun.
- Mardin Havalimanı şehir merkezine yakındır.












